HABERLER
Egitim Haberleri
Genel Haberler
Ulusal Basin
      MiZAH

Fikra
Karikatür
Bilmece
Hikaye
Resimler
Dogum Günü
Kilo Hesabi

      GENEL BiLGiLER


Vizyonumuz
Belirli Gün ve    Haftalar
Sözlük
Toplam Kalite    Yönetimi
Çoklu Zeka Kurami
Okul Aile Birligi

      DOST SiTELER

Tem-Sen
Egitim Haber
Egitim Bilim
Atatürk
Tübitak
Egitim.com
Beyaz Nokta
Baskent
Elma.net
Odev Sitesi
Ogretmenler Sitesi

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

ÇOKLU ZEKA KURAMI


Sözel Zeka
Bu zeka büyük olasilikla bize en tanidik gelen ve en iyi bildigimiz türdür. Hepimiz ayakta oldugumuz zamanlarin çogunü sözel zekamizi kullanarak geçiririz. Genel egitim sistemlerimizin ana vurgularindan biri de budur.
Çagdas zeka arastirmacilarina göre üç binden fazla farkli dili konusabilme yetenegiyle dogariz. Ama dogdugumuzda bunlardan herhangi birini bile konusabilir durumda olmayiz! Çevremizde kullanilan dille etkilesimde bulunmaya basladigimizda beyin dilin tüm seslerini taniyabilir durumdadir. Kültürel motiflerle, duyma sikligiyla, bu sesleri taklit etme girisimleriyle ve çok büyük olasilikla kendi ayakta kalma içgüdülerimizle dil beynimize iyice yerlesir. Genellikle bu potansiyel dillerden yalnizca birini ya da ikisini tam olarak hakim olabildigimiz, karmasik dil sistemleri halinde gelistirebiliriz.
Sözel zeka dille yaptigimiz her türlü çalismayla ilgilidir: gazete, kitap ya da satin aldigimiz çesitli ürünlerin üzerindeki etiketleri okuyabilme yetenegi, düz yazi, siir, rapor ve mektup yazabilme yetenegi, dinleyiciler önünde konusma yapabilme ya da bir arkadasinizla sohbet edebilme yetenegi gibi. Baska birinin konusmasini dinleyebilme ve hem ne söyledigini hem de ne gibi bir mesaj vermek istedigini anlayabilme de sözel zekanin ilgili oldugu alanlardandir.
Kendi sözel zekanizi daha iyi kesfetmek için asagidaki alistirmalari yapin:
· Iki hafta boyunca bir mizah dergisini elinizin altinda bulundurun. Gün içerisinde söze dayali komik seyleri bulabildiginiz kadar bulup bir yere yazin. Çevrenizdekilerin yaptigi nükteli kurnazca yorumlara kulak verin. Yazili ya da sözlü, resmi ya da samimi diyaloglarinizda geçen kelime oyunlarini bulun. Kendinize her gün yeni bir saka ögrenme hedefi koyun ve bunu arkadaslarinizla ve ailenizle paylasin. Bu iki hafta boyunca kendi "espri gücünüzü" nasil gelistiribildiginizi izleyin.
· Içinde çapraz bulmacalar, karisik sözcük oyunlari, akrostisler ve benzeri oyunlar olan sözcük oyunlari kitabi alin. Haftanin her günü farkli bir sözcük oyunuyla ya da bulmacasiyla ugrasin. Yapabildiginiz kadar yalniz basiniza yapmaya çalistiktan sonra baskalarinin müdahale etmesine izin verin. Kolaydan baslayip giderek daha karmasik oyunlari ya da bulmacalari yapip yapamadiginiza bakin.
· Sabahlari ise gitmeden önce bir sözlük alip gözleriniz kapali olarak rasgele bir sözcüge isaret edin. Sözcügün okunusunu ve anlamini ögrenin. Gün içinde ailenizle ya da is arkadaslarinizla konusurken sözcügü kullanmaya çalisin. Onu kendi düsünme süreçlerinizde de kullanin. Onu kullanabileceginiz ilginç, degisik yollar bulmaya çalisin.
· Gün boyunca duydugunuz tüm deyimlerin bir listesini tutun. Sözcüklerin kelime anlamlarina dogrudan bakildiginda çok komik olanlarini bile (örnegin etekleri zil çalmak, dilinde tüy bitmek ve benzerleri gibi). Ayrica çevrenizdekilerin konusmalarinda farkettiginiz çift anlamli ifadelerin listesini tutmaya baslayin. Örnegin dilini isirmak, keçileri kaçirmak ve benzeri gibi. Bu tür seylerin sözcük anlamlarini gözünüzün önünde canlandirmaya çalisin.
· Iste "çevrenizdekilerin söyledikleri seyleri nasil söylediklerine" dikkat edin ve kullandiklari sözcüklerin anlamiyla seslerinin tonunda, ritminde ve yüksekliginde bir uyusmazlik olup olmadigini bulmaya çalisin. Konusmalarinin tonu ya da ritmi degistirildiginde sözcüklerinin anlamlarinin nasil degisebilecegini düsünün. Örnegin birinin "Sana söyleyecek çok önemli bir haberim var" dedigini duydugunuzda o kisinin bunu çok monoton, heyecansiz bir sekilde söyledigini düsünün. Ya da birinin digerine gergin bir tonda rahatlamasini söylemesini gözünüzün önüne getirin.
· Bir dostunuzdan, is arkadasinizdan ya da baska birinden on farkli çok ilginç konuyu on farkli karta yazmasini isteyin. Bunlari ikiye katlayip bantlayin. Gün içinde çesitli zamanlarda, ara verdiginizde ya da arabanizla isten eve giderken cebinizdeki bu kagitlardan rasgele birini seçip bu konuda dogaçlama konusun. Bir çirpida düsünüp karar vererek ve karsinizdaki kisinin ne dediginizi bilerek konustugunuzu düsünecekleri sekilde en az bes dakika konusun.
Her zekanin farkli boyutlarini tanimlayan "temel islemleri" ya da özellikleri vardir. Sözel zekanin temel özellikleri sunlardir:
· Sözcüklerin sirasini ve anlamini anlayabilme (Anlam bilimi ve sözdizimi)
· Açiklama, ögretme ve ögrenme
· Sözcükler yoluyla espri yapma
· Bir isin akisinda digerlerini ikna edebilme (ikna edici konusabilme ve yazabilme)
· Animsayabilme ve çagrisim yapabilme
Daha ayrintili dil analizleri yapabilme (dilin kendisiyle ilgili arastirmalar yapma)
Mantiksal Matematiksel Zeka
Mantiksal/matematiksel zeka benzer yönleri arama zekasidir. Matematigi kullanmaya (böylece benzer nesne arayisimiza) gelisimimiz içinde çok erken zamanlarda baslariz. Mantiksal/matematiksel zekanin ilk gelisim asamasi çevremizdeki gerçek fiziksel dünyada bulunan somut nesneleri kullanmamiz ve onlarla oynamamizdir.
Mantiksal/matematiksel zeka gelistikce daha da soyutlasir. Lisedeki ya da üniversitedeki ileri matematik ve mantik dersleri çogunlukla somut dünyadan tamamen uzaklasirlar. O düzeyde diger soyut seyler hakkindaki soyut düsüncelerle ve baska sembol sistemleri için semboller yaratan sembolik mantikla ugrasirsiniz! Bu alanlarda sayilarin somut dünyada herhangi bir seyle iliskilendirilmeye gerek duymadan ideal soyutlamalar olarak tek baslarina durduklarini farkedeceksiniz. Aslinda bu noktada bazi matematikçilerin ve düsünürlerin "saf matematik" ya da "sembolik mantik" dedikleri durumda rasyonel modellere, uyumlu tasarimlara ve mantiksal/analitik islemlere derin hayranlik duyulur hatta zaman zaman kafa takilir. Pratik düsünceler ve uygulamalar modellerin tamamiyle estetik güzelligine yol verirler.
Kendi mantiksal/matematiksel zekanizi daha iyi kesfetmek için asagidaki alistirmalari yapin:
Bir hafta boyunca ise gelip giderken kaç farkli türde model bulabildiginize bir bakin. Her gün farkli bir küme üzerinde yogunlasin: örnegin bir gün dikkatinizi trafige verin ve bir desen ya da model görüp görmediginize bakin. Bir sonraki gün dogal ve insan eliyle yaratilmiis ortamlara odaklanin. Ne tür modeller görüyorsunuz? Belirli türdeki arabalarda bulunan kisilerin belirli bir giyinme biçimi var mi? Ya da saç stillerinde, giysilerinin renklerinde ya da stillerinde baskin olan bir yön var mi? Insanlar arasindaki ortak ya da zit yönlere baktiginizda bir model görüyor musunuz? Baska bir gün duydugunuz sesler üzerinde yogunlasin: insanlarin konusma biçimleri olmasi (ya da olmamasi), trafikte duydugunuz ses motifleri ya da çevrenizde duydugunuz diger sesler.
Iste geçirdiginiz iki hafta boyunca bulabildiginiz her "tümevarimsal" ve "tümdengelimsel" modeli kaydettiginiz iki liste yapin. Tümevarimsal modeller parçadan bütüne dogru giderler. Bu modeli az bir bilgiyle genellemeler yapildigini her görünüsünüzde farkedebilirsiniz (çalisanlar arasinda yapilan bir arastirmaya ya da ankete göre yapilan yeni bir politika gibi). Tümdengelimsel modeller ise bütünden parçalara göre giderler. Belirli davranislari, politikalari ve islemleri dikte ettiren birbirine bagli degerlerde, inançlarda ve düsüncelerde bu modeli görebilirsiniz. Bu iki haftanin sonunda listenizi inceleyip çalisma ortaminizin tümevarimsal bir model mi yoksa tümdengelimsel bir model mi olusturduguna karar verin.
Bos bir kagida iki sütunlu bir tablo yapin. Ilk sütuna "Düsünme Modelleri" ikinci sütuna ise "Durumlar" adini verin. Birkaç gün boyunca normal günlük çalismalariniz sirasinda kullandiginiz farkli mantiksal düsünme modellerini ve bu modelleri genelde hangi durumlarda kullandiginizi yazin; örnegin "öncelikleri belirleme modeli", "siniflandirma modeli", "tahmin etme modeli", "sorun çözme modeli", "seçenekleri gözden geçirme modeli" ve benzeri gibi.
Birkaç gün süresince yasaminizin parçasi olan farkli modelleri bulun ve not edin. Açik seçik görülenleri, beklenilenleri ve olagandisi durumlari yazin; örnegin telefon kartinizi ya da kredi kartinizi kullanma, banka hesaplarinizi yönetme gbi. Masanizdan lavaboya, park yerine ya da fotokopi makinesine kaç adimda gidiyorsunuz? Gün içinde isinizi yaparken kaç kere ara vermek zorunda kaliyorsunuz? Kaç kisinin giydigi giysi ayni renkte? Insanlarin birbirleriyle konusmalarinda kaç kere ayni ya da benzer konusma tarzlarini duyuyorsunuz?
Hafta boyunca bir sorunu giderdiginizde, zor bir isin üstesinden geldiginizde ya da beklenmedik bir basari sagladiginizda bir an durup izlediginiz adimlari not edin. Hafta sonunda listenize bakip sorun çözme modelinizi özetleyip özetleyemediginize bir bakin. Simdi süreç içindeki her bir adimi 1 ile 4 arasindaki bir sayiyla degerlendirin: 1, "çok etkili", 2, "genellikle ise yarar", 3, "ödül kazandiracak bir yöntem degildir ama çogu durumda isime yarar", 4 ise "ciddi sekilde yenilenmesi gerekiyor" anlamina gelir.
Gün içinde birçok kez normal gününüzün parcasi olan garip ya da ilgi çekici seylerle ilgili hesaplar, tahminler ve ölçümler yapin. Örnegin bölümünüzün kaç yillik bir is tecrübesine sahip oldugunu ya da is yerinizdeki insanlarin kullandigi garajin üç günde ne kadar kazandigini hesaplayin. Ofisinizde her gün kaç fincan kahve tüketildigini tahmin edin. Masanizin uzunlugunu ve genisligini kalemlerle, seker paketleriyle ya da karis hesabinizla ölçün. Bunu bir oyun haline getirin. Her gün hesaplayabileceginiz, tahmin edebileceginiz ya da ölçebileceginiz yeni ve ilginç bir seyler bulun.
Her bir zekanin farkli boyutlarini tanimlayan "temel islemleri" ya da özellikleri vardir. Mantiksal/matematiksel zekanin temel özellikleri sunlardir:
· Soyut modelleri taniyabilme
· Tümevarimsal sonuç çikarmalar
· Tümdengelimsel sonuç çikarmalar
· Iliskileri ve bagintilari farkedebilme
· Karmasik hesaplamalar yapabilme
Bilimsel düsünebilme ve arastirma yapabilme
Görsel Zeka
Bazi açilardan görsel zekanin insan beyninin ilk dili oldugu söylenebilir. Beyin dogustan itibaren görüntülerle ve resimlerle düsünür, hatta onlari sözcüklerle iliskilendirmeden bile önce. Görsel zeka gördügümüz her seyle ilgilenir: hayal edebildigimiz her türlü sekil, desen ve tasarimlar (düzenli ya da düzensiz), somut ya da soyut görüntüler ve renklerin ve dokularin tüm yelpazesi. Bunlar sadece gerçek, somut dis dünyamizda (fiziksel gözlerimizle izledigimiz) degil ayni zamanda zihin gözümüzle görebildigimiz hayal dünyamizin derinliklerindedir (mümkün olan seyi gözümüzde canlandirip hayal kurabilme, hayal dünyasina dalabilme, hayalimizdeki yerlere hayali yolculuklar yapabilme ve daha önce hiç yapmadigimiz seyleri yaratabilme ve icat edebilme yetenekleri de dahil olmak üzere).
Uzamsal tarafinda bu zeka uzay/zaman sürekliligindeki nesnelerin yerlesimi ve aralarindaki iliskiyle ilgilenir. Böylece, bir nesnenin digeriyle iliskili olmasi ögrenmenin görsel/uzamsal seklinin uzamsal tarafini olusturan çekirdegidir. Bunun içine yön duygusu da girer; baska bir deyisle yasadiginiz çevreyi dolduran nesnelere göre nerede oldugunuzu bilme ve bir yerden baska bir yere kolaylikla gidebilme.
Kendi görsel zekanizi daha iyi kesfetmek için asagidaki alistirmalari yapin:
Ise giderken çevrenizde sizi etkileyen görsel uyaricilara dikkat edin; reklamlardaki göruntüler ve resimler, mimari modeller, sekiller ve tasarimlar ve ise giderken sürekli gördügünüz sekiller, tasarimlar gibi.
Ögle yemeginizi yerken çevrenizdeki renklerin ve sizi nasil etkilediklerinin daha çok farkina varmaya çalisin; yediginiz seylerin renkleri, "yemek yediginiz yerde" gözüken renkler ve çevrenizdeki insanlarin elbiselerinde, makyajlarinda, mücevherlerinde, saçlarinda ve benzeri seylerinde gördügünüz çesitli renk kombinasyonlari gibi.
Arkadasinizla konusurken onun söyledigi seyleri hayalinizde canlandirin; örnegin bir önceki gece baslarina gelenler, size anlattiklari bir deneyimleri ya da size betimlemeye çalistiklari gördükleri herhangi sey. Onu zihin gözünüzle görmeye calisin!
Kendi kendinize not yazdiginizda bunun yanina bir de görsel sembol çizin; örnegin eve giderken bakkaldan almaniz gereken bir sey, yarina hazirlanmak için bu gece yapmaniz gereken bir sey ya da yapmaniz gereken bir telefon görüsmesi gibi.
Aksam eve giderken, yasadiginiz alani mümkün oldugunca eksiksiz olarak hayalinizde canlandirmaya çalisin. Eve geldiginizde kapidan girip gözlerinizi kapayin ve yasadiginiz alandaki "sezgilerinizi" denemek amaciyla evinizin tüm bölümlerinde dikkatlice dolasin.
Her bir zekanin farkli boyutlarini tanimlayan "temel islemleri" ya da özellikleri vardir. Görsel zekanin temel özellikleri sunlardir:
· Etkin hayalgücü
· Görüntüleri hayalinizde olusturabilme (görsellestirebilme)
· Boslukta yolunu bulabilme
· Grafiksel gösterim (resim ya da çizim yapma, heykeltraslik)
· Uzaydaki nesneler arasindaki iliskileri algilayabilme
· Nesneleri zihinden kullanabilme
Farkli açilardan dogru algilama
Içsel Zeka
Bildigimiz kadariyla kendi varliginin, düsüncelerinin ve eylemlerinin farkinda olan tek yaratik insanogludur. Bu, kendimizinden uzaklasip kendi içimizdeki yansimamizdan bir seyler ögrenebilme yetenegidir.
Kendi yasantiniz için su süreçlerin ne kadar farkinda oldugunuzu anlamaya çalisin: yalnizken is disindaki ne tür düsüncelerden gerçekten hoslaniyorsunuz? Kendi kendinizi yenilemek için neler yaparsiniz? Stresli, kizgin ya da endiseliyken ruh halinizi degistirmek için ne tür seyler yaparsiniz? Son yillarda kendinizle ilgili düsüncelerinizi degistiren ne tür yeni seyler kesfettiniz? "Gerçekte ben kimim?" sorusunu yanitlamaniz gerekseydi ve dis görünüsler, sahip oldugunuz yetenekler, diger insanlarla iliskileriniz ya da isiniz hakkinda konusamasaydiniz neler söylerdiniz? Ilham almak istediginizde ya da yaraticiliginizi ateslemeniz gerektiginde neler yaparsiniz? Kendinizi ve hedeflerinizi nasil degerlendirirsiniz? Su anda ve/veya yakin geçmiste kendinizi gelistirmek için neler yapiyorsunuz/yaptiniz?
Içsel zekanin ilgi alani kendi kendinin farkinda olma, kendini anlayabilme ve iç dünyasiyla iliski kurabilme üzerinedir.
Kendi içsel zekanizi daha iyi kesfetmek için asagidaki alistirmalari yapin:
Gün içinde kizginlik, endise, can sikintisi, sabirsizlik veya düsmanlik gibi duygular hissetmenize neden olan herhangi bir sey oldugunda, durup sakin olmaya çalisin ve bu duygulara sahip olan kendinizi disaridan gözlediginizi varsayin. Onlari degistirmeye çalismayin, analiz edin ve degerlendirin. Sadece izleyin! Bu duygularin nasil gelistigini izleyin!
Günlük yasantiniz içindeki farkli durumlarda kullandiginiz degisik türlerdeki düsünme modellerinin listesini çikarin: örnegin sorun çözmeye dönük düsünme, yaratici düsünme, "enine boyuna düsünme", hayal kurarak düsünme ve benzeri gibi. Bir düsünme modelini listenize her kaydedisinizde bu modelle iliskili olan durumu ya da olayi da yazin. Günün sonunda kaydettiginiz her bir düsünme modelini degerlendirin ve bunlari gelistirebileceginiz ya da kuvvetlendirebileceginiz yollar olup olmadigini arastirin. Bu alistirmayi birkaç hafta sürdurün ve düsünme modelinizde (ve düsünme modeliniz hakkindaki düsüncelerinizde) ne tür degisiklikler olduguna bakin.
Kagitlarinizi düzenlemek, masanizin üzerini toparlamak, süpermarkette kasa kuyrugunda beklemek gibi dikkat gerektirmeyen ya da sikici bir aktiviteyle ugrasirken dikkatinizi verme pratikleri yapin. Çevrenizde ve kendinizde olusan her seyin farkinda olmaya çalisin. Düsündügünüz seye dikkatinizi verin. Fiziksel hareketlerinize dikkatinizi verin. Hislerinizi ve duygularinizi izleyin. Seslerin, kokularin, gördüklerinizin, tatlarin ve dokularin farkina varin. Kendinizi "otomatik pilota almayi" kabul etmeyin. Bunu bir farkinda olma oyununa çevirin!
Gün içinde kendizini bir yigin isin, gürültünün, yogunlugun ve kaosun içinde buldugunuzda bir an durup birkaç derin nefes alin ve "kendinize gelmeye" çalisin. Dikkatinizi bir süre nefes alip verisinizde yogunlastirin. Mümkün oldugunca kendinizi her seyden soyutlayip dikkatinizin tümünü nefes alip verisinizin ritmine birakin. Bu süreç boyunca çevrenizdeki akim içinde bir denge, sakinlik ve orta nokta bulup bulamayacaginiza bakin.
Bir toplantida otururken, is arkadasinizla sohbet ederken ya da mesleginizle ilgili bir sey okurken bu konudaki düsüncelerinizi daha yüksek düzeylere çikarmaya çalisin. Ilkönce kendinize söyleside, toplantida ya da okudugunuz seyde hedeflenen konularin neler oldugunu sorun. Daha sonra durumun çesitli süreçlerini ve yönlerini (hedeflenen konular›n d›s›nda kalan seyler) analiz edin; örnegin insanlar nasil iliski kuruyor?, ne tür iletisim stratejileri kullaniyorlar?, neler durumun "kurallari" gibi gözüküyor? vb. Son olarak bu durumdan neler ögrendiginizi ve bunu kendi yasantiniza nasil uygulayabileceginizi kendi kendinize sorun.
Her aksam, gününüzün nasil oldugu konusunda kendi kendinizi sorgulamak için birkaç dakika ayirin. Asagidaki sorulari yanitlayin:
* Günün en önemli olaylari nelerdi ya da hangileri gerçekten zihnimde yer etti?
* Gün içinde yasadigim duygulardan hatirlayabildiklerim hangileri?
* Bu güne bir seyler ekleyebilseydim ya da çikarabilseydim bu ne olurdu?
* Yakin bir arkadasima, akrabama ya da önemli baska birine bir cümleyle günümü özetlemem gerekse ne derdim?
* Bu günün bir film ya da roman oldugunu düsünün. Adi ne olurdu?
Hafta sonunda her gün için verdiginiz yanitlari okuyun ve kendinize ayni sorulari sorun ama bu sefer sorulari geçen hafta için yanitlayin.
Her bir zekanin farkli boyutlarini tanimlayan "temel islemleri" ya da özellikleri vardir. Içsel zekanin temel özellikleri sunlardir:
· Düsüncelerini yogunlastirabilme
· Dikkatini verebilme "dur ve gülleri kokla"
· Bilis ötesi ("düsünme hakkinda düsünebilme")
· Farkli duygularin farkina varabilme ve onlari ifade edebilme
· Kendi kisiliginin tüm boyutlarini hissedebilme
Daha karmasik düsünebilme ve sonuç çikarabilme
Sosyal Zeka
Ister bir spor takimi, ister isinizdeki bir çalisma grubu isterse bir organizasyondaki grup projesi olsun bir takimin parçasi olmaktan dolayi yasadiginiz güzel deneyimleriniz var mi? Digerleriyle çalismaktan ögrendiginiz önemli seyleri hatirlayabiliyor musunuz? En son ne zaman size birisi bir konuyu anlatmaya ya da ögretmeye çalisti? Kendi kendinize bitiremeyeceginiz bir isi ya da projeyi (baska kisilere bagimli oldugunuz durumlar) baskariyla bitirdiginizi hatirliyor musunuz?
Sosyal zekanin ilgi alani insan iliskileri, baska kisilerle ortak çalisma, diger insanlari tanima ve onlardan bir seyler ögrenme konularidir. Zamanimizin çogunu diger insanlarla çalisarak ve iletisim kurarak geçirdigimizden bazi açilardan bu zeka türlerinin içinde en anlasilabilir olani olarak gözükebilir. Yine de bu konuda ne kadar iyiyiz? Diger kisilerle yogun çalismalar gerektiren durumlarda her seyi yeterince anliyor ve degerlendirebiliyor muyuz?
Çocukluk günlerimizden baslayip, okul hayatimiz yoluyla çalisma hayatina dönüsen dönem boyunca çogu Bati toplumlarinin normal sosyallesme süreci nasil rekabetçi ve dayanakli bir birey olacagimiz konusunda bize binlerce egitim firsati sunar. Sosyallesme yetenekleri ya da özellikleri konusunda ise benzer bir egitimi almamiz çok nadirdir. Bu zeka türünün özellikleri çok karmasik ve zor farkedilir olmasina karsin gerçek degeri genelde bilinmez.
Kendi sosyal zekanizi daha iyi kesfetmek için asagidaki alistirmalari yapin:
Baska biriyle yaptiginiz söylesinin sonunda "Seni dogru anladigimdan emin olmak için konustuklarimizi özetleyeyim" deyin. Sonra söylesiyi özetleyip karsinizdakinden hata varsa düzeltmesini isteyin. Konustugunuz kisiden ayrildiktan sonra daha iyi bir dinleyici olmak için söyleside yapmis olabileceginiz en az üç seyi listeleyin. Ilerideki söylesilerinizde bu "dinleme stratejilerini" bilinçli olarak uygulayin.
Sorun çözmeye yönelik bir toplantida otururken yasadiginiz çesitli etkilesim modellerine dikkat edin. Su tür seyleri izleyerek zihninizden bir takim notlar alin (mümkünse yazili notlar da olabilir): Kim, ne zaman konusuyor? Çesitli kisilerin ayni fikirde olduklarini ya da olmadiklarini göstermek için kullandiklari sözlü ya da sözsüz ipuçlari nelerdir? Kisiler "kendilerine atanmis roller" yerine ya da onlara ek olarak ne tür roller üstleniyorlar (örnegin kim "seytanin avukatini" oynuyor?, kim "arabulucu"?, kim "ortami yumusatiyor"? Fark ettiginiz degisik görüs açilari nelerdir? (örnegin kim taviz vermeye yatkin?, kim zaten kararini vermis?, kimin kafasi karismis ve aydinlatilmaya ihtiyaci var? ve benzeri). Toplantidan sonra daha iyi bir toplanti nasil yapilabilirdi sorusuna vereceginiz üç seçenegi listeleyin.
Iste ara verdiginizde ya da ögle yemeginde tanimadiginiz ya da normalde konusmadiginiz insanlarin bulundugu bir yere gidin. Bu yerde "insanlari izleme" alistirmalari yapin. Çesitli kisilerin neler hissettigini ya da sizin gözlemlerinize dayanarak ne tür hikayeleri oldugunu tahmin etmeye çalisin. Giysilerinin size neler söyledigi ya da yürüyüslerinden veya duruslarindan neler sezinlediginiz veya baska kisilerle iliskilerine bakarak ne tür insanlar olduklarini düsündügünüz gibi konulara dikkat edin. Uygun bir firsat buldugunuzda izlediginiz biriyle kisa, havadan sudan bir konusma yapmaya çalisin ve sezgilerinizin dogru olup olmadigini denetleyin. Konusmaya girmek için su tür ifadeler kullanabilirsiniz: "Kravatinizdaki desenler çok hos. Nereden aldiniz?" ya da "Okudugunuz kitap hakkinda çok sey duydum, herkesin söyledigi kadar iyi mi?" Konusmanin nereye dogru gittigini ve izlediginiz insanlar hakkindaki sezgilerinizin ne kadarinin dogru oldugunu bulmaya çalisin.
Bir TV show'u ya da filmi seyrederken ya da güzel bir roman okurken ana karakterlerin yerine kendinizi koymaya çalisin. Hayata onlarin gözünden bakin ve özellikle ayni görüste olmadiginiz konularda onlarin görüs açilarini yakalamaya çalisin. Kendi bakis açiniza en yakin karakterlerle baslayin ve daha farkli oldugunuz karakterlere dogru ilerleyin.Unutmayin, kendi inançlarinizi ya da degerlerinizi degistirmeye çalismiyorsunuz sadece onlarinkini tam olarak anlamaya çalisiyorsunuz!
Parçasi oldugunuz bir takimla birlikte çalisirken listeleyebildiginiz kadar "etkili takim çalismasi stratejilerini" listeleyin; örnegin herkesin kendi üstüne düseni yapmasi, uzlasmaya istekli olma, birbirini cesaretlendiren ya da destekleyen bireyler, takimin hedeflerinin ve/veya misyonunun kolay anlasilabilir ve açik olmasi gibi. Takim çalismasini daha verimli hale getirebilecek stratejileri de listeleyin. Gelecek aylarda takimla çalismayi sürdürürken bu "iyilestirme stratejilerinden" bazilarini farkettirmeden uygulayip uygulayamadiginiza bakin.
Haftanin en az iki gününde baska birisiyle konusurken onun begendiginiz ya da takdir ettiginiz bir yönünü bulmaya çalisin ve bunu ona söyleyin. Örnegin yeni giysisi ya da saçi hakkinda yorum yapin; toplantida söyledigi bir seyi ne kadar begendiginizi ya da gülüsünün sizi nasil ferahlattigini söyleyin. Iki yüzlü davranmayin. Iyi yönleri görmeyi "kötü yönleri" göz ardi etmeye çalisin. Bu tür yorumlarin diger insanlari ve sizi nasil etkiledigini dikkatlice izleyin.
Bir arkadasinizdan (güvendiginiz birinden) bitirdiginiz bir is, yazdiginiz ya da yarattiginiz bir sey hakkindaki düsüncelerini dürüstlükle söylemesini isteyin. Onlara en çok neyi begendiklerini, neyin islerine yarayacagini, onlarin üzerindeki etkisini, daha çok nasil gelistirilebilecegini, hangi açilardan karisik oldugunu ya da açik olmadigini, nerelerde sorularinin oldugu ve hangi konularda sizinle farkli görüse sahip olduklarini sorun. Onlar fikirlerini söylerken bu yorumlari sizin gelismenize yardimci olacak elestiriler olarak kabul etmeye çalisin. Herhangi bir sekilde savunmaya geçmeye kalkmayin ya da moralinizi bozmayin. Vermeniz gereken tek karsilik elestirilerini biraz daha açiklamalarini istemek olmalidir. Daha sonra kendi kendinize su sorulari sorarak elestirilerini degerlendirin: "Elestiriler neye yönelikti?", "Hangi noktalari kaçirmis gözüküyorlar?"
Her bir zekanin farkli boyutlarini tanimlayan "temel islemleri" ya da özellikleri vardir. Sosyal zekanin temel özellikleri sunlardir:
· Etkili sözlü ya da sözsüz iletisim
· Diger kisilerin ruh hallerine, hislerin, mizaçlarina ve motivasyonlarina karsi duyarlilik
· Grup içinde birlikte çalisma
· Baska birini iyi dinleyebilme ve görüs açilarini anlayabilme
· Kendini baska birinin yerine koyabilme
· "Sinerji" yaratabilme ve muhafaza edebilme
Müzik Zekasi
Nörolojik bakis açisindan müzik zekasi (ritmik zeka), zeka türlerimizin ilk önce gelisenidir. Anne karnindayken bile çevremizi saran ses. ritim ve titresim dünyasini bir an düsünün. Bazilarina göre bu zeka sadece müzik ve ritimden ibaret olmadigindan aslinda "isitsel/titresimsel zeka' olarak adlandirilmalidir. Ses ve titresimler, ister dogal olsun isterse insanlarin yarattigi ortamlardan gelenler, makineler, enstrümanlar ya da korolar olsun bu zeka tüm ses ve titresim dünyasiyla ilgilidir.
Ayni zamanda müzigin, ritmin,sesin ve titresimin "bilinci etkileme" efektleri de diger zeka türlerinin hepsinden daha güçlüdür. Müzik, ses, ritim ve titresimin ruh halimizi degistirme, dinsel duygulari costurma, ulusal sevinçleri uyandirma, baska birine sevgi, derin üzüntü veya aciyi ifade edebilme gücünü düsünün. TV ya da film seyrederken bunlarin yarattigi etkiyi gözünüzün önüne getirin: biraz sonra ne olacagini sezinlememizi kolaylastirir, sahnedeki aksiyonu gelistirir ve etkisini güçlendirirler ve karakterleri daha iyi anlamamiza yardimci olur.
Kendi müzik zekanizi (isitsel/titresimsel zekayi) daha iyi kesfetmek için asagidaki alistirmalari yapin:
Gün içinde yapabildiginiz kadar, seyrettiginiz çesitli programlari (örnegin bir güldürü programini, televizyon dizisini ya da bir detektif filmini) hayal edin. Hayal ettiginiz duruma uygun bir fon müzigi düsünün; örnegin endise ya da merak uyandiran bir fon, mars, vals, acid rock, romantik ya da melodik bir müzik. Müzigin zihninizde çaldigini hissedin!
Masanizda oturuken isitme duyunuzun artirma-azaltma dügmesi oldugunu ve onu isteginize göre artirip azaltabildiginizi düsünün. Çok sessiz olun ve çevrenizde olup biten her seyi duymaya çalisin. Normal durumlarda duymadiginiz neleri duyuyorsunuz? Isitme duyunuzu daha fazla açip odanin disindan gelen sesleri de duymaya çalisin. Son olarak daha da açip binanin disindan gelen sesleri dinleyin.
Baska biriyle yaptiginiz herhangi bir konusmada sizin ve karsinizdakinin konusmasinin tonunu, ritmini ve sesinizin yüksekligini izleyin. Kendi konusmanizin tonunu degistirerek konusmanin havasini degistirmeyi deneyin; örnegin heyecan, kizginlik, sikinti ve benzeri mesajlari, söylediginiz seyleri degil onlari söyleme seklinizi degistirerek iletmeye çalisin.Degisik konusma ritimlerinin konustugunuz kisiyi nasil etkiledigini gözlemleyin; örnegin hizli, kesik kesik ya da daha yavas konustugunuzda ne olduguna bakin. Kendinizi konusan ya da dinleyen olarak düsündügünüzde sesinizin perdesinin nasil etkiledigine bakin.
Herhangi bir is gününüzde o günün bir Broadway müzikali oldugunu düsünün. Gün içinde çesitli seyler olurken kendinizin Rogers ve Hammerstein ya da Andrew Lloyd Weber oldugunu düsünün. Göreviniz popüler sarkilari olan olaylari vurgulayacak ya da etkisini güçlendirecek sekilde hayali izleyici kitleniz için günün bu prodüksiyonuyla entegre etmek. Bu özel "müzikli anlarda" bir an duraklayip birkaç dakika kendi kendinize sarkiyi mirildanin ve durum içindeki pozisyonunuzun nasil degistigini gözlemleyin.
Gün içinde bir sandalyede otururken ya da koridorda yürürken çevreden gelen titresimlere kulak verin.Deprem ölçer aygiti oldugunuzu varsayin. Kendi içinizdeki "Richter ölçeginize" bu titresim motiflerini kaydedebiliyor musunuz bir bakin. Yolda binanizin yanindan geçmekte olan otobüslerin ya da kamyonlarin gürültüsüne, radyosu bangir bangir bagirarak geçen bir arabaya, yeni bina insaatindan gelen gürültülere, yolda çalisma yapan isçilerin gürültüsüne kulak verin.
Günlük çalisma sartlariniza uygun olarak, karsi karsiya kaldiginiz sorunlari daha etkili çözebilmenizi saglamak amaciyla ruh halinizi ya da duyarliliginizi etkileyecek degisik türlerdeki müzikleri dinlemeyi deneyin. Örnegin kendinizi çok stresli ya da gergin hissediyorsunuz. Hangi müzik sizin sakinlesmenizi ve rahatlamanizi saglayabilir? O müzigi koyun ve kendinizi müzigin sihirli notalarina birakin. Ya da kendinizi yorgun ve bitkin hissediyorsunuz. Hangi müzigin sizi toparlayacagini ve enerji verecegini düsünüyorsunuz? Onu dinleyin ve ruh halinizi gerçekten degistirip degistirmedigini görün.
Her zekanin farkli boyutlarini tanimlayan "temel islemleri" ya da özellikleri vardir. Müzik zekasinin temel özellikleri sunlardir:
· Müzik ve ritim yapisini begenme/degerlendirebilme
· Müzigi duyma semalari ya da kareleri
· Seslere ve titresimsel motiflere duyarlilik
· Ses, ritim, müzik, ton ve titresimleri taniyabilme, yaratabilme ya da yeniden üretebilme
· Ton ve ritimlerin kendilerine has kalitelerini degerlendirebilme
Dogaya Dönük Zeka
Bu zeka türü çevremizdeki dogal dünyayi algilama, begenme ve anlamayla dogrudan iliskilidir. Türleri birbirinde ayirt edebilme, çesitli bitki örtüsünü ve hayvan türlerini taniyabilme ve siniflandirabilme ve dogal dünyaya iliskin bilgilerimiz ve onunla paylastiklarimiz gibi konularla ilgilenir. Hayvanlar ve davranislarinin sizin ilginizi çektigi ve meraklandirdigi durumlarda dogaya dönük zekanizin is basinda oldugunu anlayabilirsiniz. Insan eliyle yaratilmis, steril ortamlara birisi saksi ya da vazo çiçegi getirdiginde ruh halinizdeki degisikligi veya kendinizi daha iyi hissettiginizi farkedebilirsiniz. Rahatlamak, yorgunlugumuzu gidermek ya da ruhsal olarak yenilenmek istedigimizde ne kadar sik dogaya kaçmak istedigimizi bir düsünün. Doganin gücünü gösterdigi muhtesem görüntüler karsisindaki tepkinizi düsünün: hava olaylarindaki, "dogal afetler"deki, güz dönemindeki yaprak dökümünü ya da deniz dalgalarinin dur durak bilmeksizin sahildeki kayalari dövüsünü.
Doktor Howard Gardner dogaya dönük zekanin su tür kisilerde görülebilecegini belirtmistir: belli bir bölgede bulunan bitki örtüsü ve hayvan türlerini taniyabilen, dogal dünyada baska sonuçsal ayrimlar yapabilen ve bu özelligini üretken olarak (avlanmada, çiftçilikte, biyolojik bilimlerde) kullanabilen kisi.
Kendi dogaya dönük zekanizi daha iyi kesfetmek için asagidaki alistirmalari yapin:
Dogal dünyada bir yere, tercihen tanimadiginiz bir yere gidin. Insan eliyle yaratilmis dünyadan gidebildiginiz kadar uzaga gidin. Kendinizi "tamamen" bu yerde hissetmeye çalisarak bir süre geçirin. Çevrenize bakinin. Manzaranin tümünü görmeye çalisin. Hemen dikkatinizi çeken sey nedir? Renkler, sesler, kokular, dokular, sekiller ve tatlar da içinde olmak üzere kaç farkli dogaya ait nesneyi ayirt edebileceginizi deneyin.
Yakininizdaki bir hayvanat bahçesine, hayvan hastanesine ya da sirke gidin. Çesitli hayvanlarin hangi kategorilerde gruplandigina bakin (örnegin goriller, kediler, vb). Bu hayvan bölümlerinden bir kaçina girip alt kategorilere ayrilip ayrilmadigina bakin. Bazi hayvanlari gruplandirmaniz gerekse (ayni kafeste olmalari sart degil) hangilerini bir araya koyardiniz? Bu alt kategorileri belirledikten sonra onlara bir ad verin: biraz komik, ilginç ve sizin gruplandirma görüsünüze göre anlamli olabilecek bir ad (profesyonel bir etimoloji uzmaninin sizinle ayni görüste olup olamayacagini merak etmeyin). Simdi bu adimlari bir botanik bahçesinde ya da benzer bir yerde bir kez daha yapin.
Bulundugunuz toplulukta ya da kendi evinizde bir "bitki yetistirme projesine" katilin (agaç dikme, çiçek ya da çim ekme gibi). Önce basarili bir dikim/ekim için gerekli olan tüm yazili veya sözlü yönergeleri izleyerek dikiminizi/ekiminizi yapin. Her 4 - 5 günde bir "dikim/ekim yaptiginiz yeri" ziyaret edin. Gözlediginiz degisiklikleri ve diktiginiz sey hakkindaki duygularinizi yazabileceginiz bir "ekim/dikim gazetesine"ne baslayin. Diktiginiz her neyse topragin üstünde ilk kez kendisini gösterdiginde filizlenmeden önceki ve sonraki farklari da belirterek hissettiginiz duygulari not edin.
Kendinize bir hayvanla zaman geçirecek bir ortam ayarlayin: evdeki bir evcil hayvan olabilir, hayvanat bahçesine gidebilirsiniz, ya da çesitli hayvan türlerini bulabileceginiz dogal ortamlar bulabilirsiniz. Belirli hayvanlari dikkatlice gözleyin. Bu "dost yaratiklari" iyice tanimaya çalisin. Ne tür aliskanliklar farekdiyorsunuz? Ne tür tuhaf davranislar ilginizi çekiyor? Onlara karsi hissettikleriniz neler? Simdi, bu yaratiklarin insana özgü özellikleri oldugunu düsünün: Neler düsünüyorlar? Neler istiyorlar? Onlardan herhangi biriyle konusabilseydiniz neler konusmak isterdiniz?
Doga yürüyüsüne çikin ve çevrenizdeki dogal ortamin etkisi üzerinde düsüncülerinizi yogunlastirin: duygulariniz, düsünceleriniz, hisleriniz, ruhsal algilamaniz ve benzeri gibi. Sizde neler uyaniyor? Yürürken sik sik durup daha fazlasini hissedip hissedemediginize bir bakin. Kendi kendinize "kaçirdigim bir sey var mi?" diye sorun. Bunu bir algilama oyununa çevirin. Beyin-zihin-beden sisteminizin ne kadarinda ve hangi düzeylerinde bu ortami hissedebildiginize bir bakin!
Her zekanin farkli boyutlarini tanimlayan "temel islemleri" ya da özellikleri vardir. Dogaya dönük zekanin temel özellikleri sunlardir:
· Dogayla paylasim
· Yasayan canlilara özen gösterme, onlari ehlilestirme ve etkilesimde bulunma
· Dogadaki "bitki örtüsüne" duyarlilik
· Türlerin üyelerini taniyabilme ve siniflandirabilme
· Bir seyler yetistirme ya da besleme
Doganin kendi üzerindeki ya da kendinin doga üzerindeki etkilerini idrak edebilme
Kinestetik Zeka
Tüm zeka modellerinin içinde bedensel/kinestetik zeka, hayatimizin, büyük ihtimalle degerini en az sorguladigimiz bir parçasidir.Her gün hiç farkinda olmadan çok çesitli ve kompleks bedensel/kinestetik isler yapariz. Bu zeka modeli bedensel olarak gerçeklestirebilecegimiz hareketlerin tümüyle ilgilidir. Bunlarin içine sadece insanlik tarihinde bedensel olarak gerçeklestirilmis basarilar degil bunun yaninda simdiye kadar farkedilmemis dogustan gelen kinetik potansiyeller de dahildir: çocuklarin yürüme potansiyelleri, gelismemizin herhangi bir evresinde büyük ve küçük motor davranislari edinebilme, gelistirebilme ve yüz ifadeleriyle, durusla ve diger bir deyisle 'beden dili' ile ifade edebildigimiz incelikler.
Burada çagdas arastirmacilarin 'kinestetik beden' ya da 'zihinsel beden' adini verdikleri henüz göze çarpmayan potensiyellerden de bahsetmemiz gerekir.Bu, fiziksel bedenin hareketlerini ve islevlerini gelistirmek ve kuvvetlendirmek için etkin zihinsel performans yoluyla yeteneklerimizi elde ettigimiz zihinsel bedendir.
Kendi bedensel zekanizi daha iyi kesfetmek için asagidaki alistirmalari yapin:
Gün içinde çesitli zamanlarda durup çevrenizde meydana gelen degisikliklere bagli olarak vücudunuzdan aldiginiz "tepkilere" odaklanin; örnegin stresli ya da kaygi uyandiran bir seye karsi vücudunuzun tepkisi ne oluyor? Hosnut oldugunuz bir durumda ya da belirsizlik zamanlarinda nasil davraniyor? Bir sey yediginiz durumda ne hissediyor ve benzerleri.
Ise yürüyerek giderken (örnegin otobüsten ya da arabanizdan inip ise giderken) çesitli yürüme türlerini deneyin. Örnegin yavas, düsünceli bir yürüyüs; canli, enerji dolu ve kararli bir yürüyüs; sekerek, neseli bir yürüyüs ve benzeri. Farkli türlerdeki bu yürüyüslerin ruh halinizi nasil etkiledigine dikkat edin.
Diger insanlarla konusurken "beden dillerine" dikkat edin. Duruslarina, el kol hareketlerine ve yüz ifadelerine bakin. Bunlar söylediklerine ne tür seyler ekliyor? Diger kisilerle iletisiminizi gelistirmek için kendi durus stillerinizi, el kol hareketlerinizi, yüz ifadelerinizi ve diger "vücut dillerini" bilinçli olarak degistirerek denemeler yapin.
Haftada iki kez günlük yasantinizda genellikle düsünmeden sürekli kullandiginiz elinizle yaptiginiz degisik aktiviteleri diger elinizle yapmayi deneyin: sabahlari dislerinizi firçalamak, saçinizi taramak, yemek yemek, kendi kendinize not yazmak, kapiyi açmak ve benzeri. Sadece onun farkina varip daha çok kullanarak islevselligini ne kadar gelistirebileceginizi görüyorsunuz degil mi?
En az günde bir kez her zaman farkinda olmadan gerçeklestirdiginiz bedensel bir haraketi (sandalyeden kalkmak ya da fotokopi makinesine yürümek gibi) yapmadan önce durup hareketi yapmak için izlediginiz adimlari teker teker düsünün. Daha sonra onu nasil gerçeklestirdiginize dikkat ederek yapin. Daha önce düsünürken farketmediginiz ne tür seyler yapiyorsunuz? "Önceden düsündüklerinizle" "gerçekte yaptiklarinizin" daha yakin olup olamayacagini görmek için yeniden deneyin.
Gün boyunca kagitlarinizi düzenlemek ya da siralamak, e-postalarinizi okumak, ofisinizi ya da evinizi toplamak ve benzeri rutin isleri yaparken DURUN ve vücudunuzun yaptiginiz isin farkinda olmasini saglamayi deneyin; örnegin isi yaparken ayaklarinizda neler hissediyorsunuz? Sonra, bu 'ayaklarinizin farkinda olmasi durumunu' muhafaza ederek yaptiginiz isi sürdürün. Daha sonra tekrar DURUN. Ellerinizde neler hissediyorsunuz? Daha sonra hem "ayaklarinizin farkinda olmasi durumunu" hem de "ellerinizin farkinda olmasi durumunu" koruyarak isinize devam edin. Isinizi yapmayi sürdürüp baska bir farkinda olma durumu (örnegin sirtinizin, bacaklarinizin, boynunuzun ve benzeri gibi) eklemek için durarak vücudunuzun yaptiginiz isin nasil bir parçasi oldugunu hissetmeye çalisin.
Her zekanin farkli boyutlarini tanimlayan "temel islemleri" ya da özellikleri vardir. Bedensel zekanin temel özellikleri sunlardir:
Istemli bedensel hareketlerin kontrolu
"Önceden programlanmis" bedensel hareketler
"Farkinda olma durumunu" bedenin tüm birimlerine yayma
Zihin-beden baglantisi
Taklit yetenekleri …….Gelistirilmis bedensel islevler