HABERLER
Egitim Haberleri
Genel Haberler
Ulusal Basin
      MiZAH

Fikra
Karikatür
Bilmece
Hikaye
Resimler
Dogum Günü
Kilo Hesabi

      GENEL BiLGiLER


Vizyonumuz
Belirli Gün ve    Haftalar
Sözlük
Toplam Kalite    Yönetimi
Çoklu Zeka Kurami
Okul Aile Birligi

      DOST SiTELER

Tem-Sen
Egitim Haber
Egitim Bilim
Atatürk
Tübitak
Egitim.com
Beyaz Nokta
Baskent
Elma.net
Odev Sitesi
Ogretmenler Sitesi

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

EGiTiM FIKRALARI

EGiTiM FIKRALARI

Maç görmüş

Onur okula geç kalmıştı ve öğretmenine mazeretini açıklıyordu:“Çok özür dilerim öğretmenim. Rüyamda bir dünya kupası maçı gördüm de.” Öğretmeni kızdı: “Bu geç kalman için bir sebep teşkil etmez!” Onur kendini savunmaya devam etti: “Ama öğretmenim bu final maçıydı, kazanan kupayı alacaktı ve maç iki defa uzatmaya gitti.”

Madenci arkadaşlar

Çağrı eve geldiğinde burnu kanıyordu. Meraklanan annesi sordu “Ne oldu sana böyle Çağrı?” “Okula hokkabaz geldi bugün anne ve burnumdan üç tane demir iki yüz elli binlik çıkardı...” “Ama hokkabaz göz aldatır... Burun kanatmaz ki...” “Zaten burnumu hokkabaz kanatmadı ki anne. Başka para kalıp kalmadığını kontrol eden arkadaşlarım kanattı...”

Kavak ile kabak

Uzun kavak ağacının hemen yanında bir kabak tohumu filizlenerek boy göstermiş. Küçük filiz, bahar ilerledikçe kavak ağacına sarılarak yükselmeye başlamış. Yağmurlar ve güneşin etkisiyle müthiş bir hızla büyüyormuş. Nerdeyse kavakla aynı boya gelmiş. Bir gün kavağa sormuş:

-’’Sen kaç ayda bu hale geldin ağaç?’’

-’’On yılda’’ demiş kavak.

‘’On yılda mı?’’ diye gülmüş ve çiçeklerini sallamış kabak.

Ben neredeyse 2 ayda seninle aynı boya geldim bak.’’

-’’Doğru‘’ demiş kavak ağacı ‘’doğru’’

Günler günleri kovalamış ve sonbaharın ilk rüzgârları başladığında kabak önce üşümeye başlamış sonra da yapraklarını düşürmeye, soğuklar şiddetini arttırdıkça da aşağıya doğru inmeye başlamış. Sormuş endişeyle kavağa:

-’’Neler oluyor bana ağaç?’’

-“Ölüyorsun”demiş kavak.

-“Niçin?”

-“Benim 10 yılda geldiğim yere 2 ayda gelmeye çalıştığın için.”

Indirgeme

Bir matematikçi ve fizikçi fakültenin dinlenme salonun da oturup kahvelerini yudumlarken bakarlarki kahve makinasi tutusmus,fizikçi hemen kosarak eline aldigi kovayi doldurarak atesi söndürür.Ikinci gün olacak ya ayni olay tekrar vuku bulur.Bunun üzerine matematikçi kosar kovayi alir getirir ve fizikçinin eline tutusturarak problemi daha önce çözümlenmis olanina indirger.

Yangin

Bir mühendis ,bir fizikçi ve bir matematikçi bir hoteldedir.Derken mühendis burnuna gelen duman kokusuyla uyanir,hole çikar ,bir de bakar ki bi yangin var.Eline geçirdigi bir kovaya su doldurarak yangini söndürmeye çalisir.Daha sonra fizikçi uyanir,ayni yangini görür ve yangin hortumunu bulur ve baslar hesap yapmaya;su basinci, alevin siddeti,aradaki mesafe falan derken hesaplara göre minimum miktarda suyla ve minimum enerjiyle yangini söndürür (ikinci versiyon yaptigi hesaplara göre yanginin sönmeyecegi ortaya çikar ve yatagina geri döner)Daha sonra matematikçi kalkar kokunun etkisiyle ve hole kosar bir de baksin yangin var.Derken cözüm aramaya koyulur.derken yangin hortumunu bulur ve “çözümü buldum” diye bagirarak yatagina geri döner.

Iskoçya koyunlari

Bir mühendis ,bir fizikçi ve bir matematikçi iskoçyada trenin penceresinden bakarken siyah bir koyun görürler, mühendis hemen atilir;iskoçyadaki bütün koyunlar siyah der.Fizikçi söze karisir iskoçyadaki bazi koyunlar siyah diyerek.Ve matematikçi son noktayi koyar iskoçyada en az bir tarafi siyah olan en az bir tane koyun vardir.

Tanimlar

Matematik, 50% formüllerden, 50%isbatlardan, 50% de hayal gücünden olusur!Matematikçiler üçe ayrilirlar;saymasini bilenler ,saymasini bilmeyenler!Eski matematikçiler hiç bir zaman ölmezler, sadece bazi fonksiyonlarini kaybederler.Matematik, Yaraticinin kainati yazmak için kullandigi bir dildir

Üçgenin Tanimi

Ilkokulda, matematik dersinde ögretmen üçgenin alanini, cocuklara su sekilde ögretmis: Bir üçkenarlinin alani, yatayimi ile diklesiminin vurusumunun, ikiye bölümüdür. Çocuk bunu güzelce ezberlemis. Aksam babasi evde sormus: - Bu gün okulda ne ögrendiniz?
- Matematik dersinde, bir üçkenarlinin alanini ögrendik babacigim. - Ya öyle mi, peki nasil ögrendiniz? - Bir üçkenarlinin alani, yatayimi ile diklesiminin vurusumunun, ikiye bölümüdür. - Yavrum, yanlis ögretmisler size. Dogrusu : Bir üçgenin alani, tabani ile yüksekliginin çarpiminin yarisina esittir. O sirada, bir yandan gazetesini okuyan, bir yandan da torunuyla oglunun konusmasini dinleyen dede, dayanamayip söze girmis : - Ikinizin de tanimi yanlis! Bir müsellesin mesaha-i sathiyesi, kaidesiyle irtifainin hasil-i darpinin nisfina müsavidir.